Sevdiğine sözü olan bir kilim dokur. Kilimin dilinden ancak anlayan okur.
Bir zamanlar Sivas’ın köylerinde evlerin başköşesinde duran, çeyiz sandıklarından çıkarılan, duvarlara asılan ve nesilden nesile aktarılan kilimler bugün giderek daha az görülüyor. Tezgâhların sustuğu her köyde yalnızca bir el sanatı değil; motiflerin taşıdığı isimler, renkler, dokuma teknikleri ve yılların biriktirdiği kültürel hafıza da kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.
