İçeriğe geç

Sivas’ın en güncel en güvenilir haber sitesi

Gündem

Sivas’ı tarihe gömmek isteyen zihniyet değişmeli

Yayın: 30.08.2026 18:187 dk okuma4 görüntülenme
FacebookXWhatsAppLinkedIn
Hazır

Sivas’ta son dönemde Şahna Kümbeti’nin yeniden inşası, tarihi Kale Evleri, restorasyon çalışmaları ve geçmişi öne çıkaran çeşitli projeler dikkat çekiyor. Tarihi mirasın korunması elbette önemli ancak kentte giderek daha fazla sorulan başka bir soru var: Sivas neden geleceğini bilim, teknoloji, üretim ve yenilik üzerinden kuracak projelerle aynı ölçüde gündeme gelmiyor?

Sivas Belediyesi ve farklı kamu kurumları tarafından kentin tarihi dokusunu korumaya yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Kaybolmuş yapıların yeniden oluşturulması, tarihi yapıların restorasyonu ve eski şehir kimliğini öne çıkaran projeler bir taraftan kent hafızasının korunmasına katkı sağlıyor.

Ancak bu çalışmaların sayısı ve görünürlüğü arttıkça, Sivas’ın gelecek vizyonuna ilişkin tartışmalar da beraberinde geliyor.

Tarihi korumak başka, geleceği yalnız tarihle kurmak başka

Bir şehrin geçmişine sahip çıkması elbette eleştirilecek bir durum değil. Tarihi yapılar korunmalı, restore edilmeli ve mümkünse turizme kazandırılmalı.

Ancak şehir politikalarının ağırlık merkezinin sürekli geçmişe yönelmesi, geleceğe ilişkin yatırımların geri planda kaldığı izlenimini oluşturabiliyor.

Sivas’ın ihtiyacı yalnızca geçmişte ne olduğunun anlatılması değil, 20 veya 30 yıl sonra nasıl bir şehir olacağının da ortaya konulması.

Bugün dünyada şehirler üniversiteleri, araştırma merkezleri, teknoloji şirketleri, yüksek katma değerli üretimleri, genç girişimcileri ve bilim merkezleriyle yarışıyor.

Bu noktada Sivas için de şu soru önem kazanıyor:

Kent, gelecekte neyle anılacak?

Sivas neden bir bilim ve teknoloji şehri olmasın?

Sivas’ın iki üniversitesi, geniş bir öğrenci nüfusu, sanayi altyapısı ve Anadolu’nun merkezindeki konumu bulunuyor.

Bu potansiyelin daha güçlü kullanılabilmesi için kentte teknoloji geliştirme merkezleri, yapay zekâ ve yazılım yatırımları, bilim parkları, araştırma laboratuvarları, genç girişimci merkezleri ve yüksek teknoloji üretim tesislerinin çok daha fazla konuşulması gerekiyor.

Örneğin Sivas neden savunma sanayisinin önemli üretim şehirlerinden biri olmasın?

Neden Cumhuriyet Üniversitesi çevresinde büyük bir araştırma ve teknoloji bölgesi kurulmasın?

Neden başarılı gençlerin şehirden ayrılmak yerine Sivas’ta şirket kurmasını sağlayacak fon ve girişimcilik sistemi oluşturulmasın?

Neden Sivas, tarım teknolojileri, enerji, maden teknolojileri veya sağlık teknolojilerinde Türkiye’nin araştırma merkezlerinden biri haline gelmesin?

Bunlar da en az tarihi yapıların yeniden inşa edilmesi kadar kent gündeminde yer bulması gereken sorular.

Gençlerin Sivas’ta kalması için geçmiş yetmez

Sivas’ın uzun yıllardır karşı karşıya bulunduğu en önemli meselelerden biri genç nüfusun büyük şehirlere yönelmesi.

Bir gencin şehirde kalmasını sağlayacak temel unsur, yalnızca tarihi çevrenin güzelleşmesi değil.

İş imkânı, yüksek gelir sağlayan meslekler, teknoloji şirketleri, sosyal yaşam, eğitim olanakları ve kariyer fırsatları da gerekiyor.

Bu nedenle kent yatırımlarının değerlendirilmesinde yalnızca “şehir güzelleşti mi?” sorusu yeterli değil.

“Bu yatırım kaç gence iş sağlayacak, kaç yeni işletme oluşturacak, Sivas ekonomisine ne kazandıracak?” sorularının da sorulması gerekiyor.

Şahna Kümbeti tartışması aslında daha büyük bir sorunun parçası

Şahna Kümbeti’nin yeniden yapılması üzerinden başlayan tartışma da yalnızca bir yapı meselesi değil.

Yolun daralması, görüş açısı, maliyet ve projenin ekonomik karşılığı gibi tartışmaların arkasında aslında daha temel bir soru bulunuyor:

Sivas’ın sınırlı kamu kaynakları hangi önceliklere göre kullanılıyor?

Bir tarihi yapının yeniden inşası kültürel değer taşıyabilir. Ancak aynı kaynaklarla gençlere teknoloji laboratuvarı, girişimcilik merkezi veya bilim eğitim alanı yapılabiliyorsa vatandaşın bu karşılaştırmayı yapması da son derece doğal.

Tarih turizme dönüşüyorsa anlamlı

Tarihi projelerin ekonomik açıdan anlam kazanabilmesi için yalnızca restore edilmeleri de yeterli değil.

Kale Evleri, Şahna Kümbeti veya diğer tarihi yapıların gerçek bir turizm rotasına dönüştürülmesi; ziyaretçi çekmesi, çevresindeki esnafa gelir sağlaması ve kent ekonomisine katkı sunması gerekiyor.

Aksi halde milyonlarca liralık yatırımlar yalnızca şehir manzarasına eklenen yeni yapılar olarak kalabilir.

Dolayısıyla tarihi projelerde de ölçülebilir hedeflerin kamuoyuyla paylaşılması önem taşıyor: Kaç ziyaretçi bekleniyor? Turizm geliri hedefi nedir? Bölgenin ticari canlılığı nasıl artırılacak?

Sivas geçmişiyle gurur duyarken geleceğini de konuşmalı

Sivas Kongresi, Selçuklu eserleri, Cumhuriyet tarihi ve güçlü halk kültürü kentin önemli değerleri.

Ancak bir şehrin geçmişinin güçlü olması, geleceğe dönük iddiasının zayıf kalmasını gerektirmiyor.

Sivas aynı anda hem tarihini koruyan hem de bilim, teknoloji ve üretimde büyüyen bir şehir olabilir.

Asıl mesele yatırımlar arasındaki denge.

Bugün kent yöneticilerine yöneltilebilecek belki de en önemli soru şu:

Sivas’ın geçmişini korumak için çok sayıda proje hazırlanırken, geleceğin Sivas’ını kuracak büyük bilim, teknoloji ve üretim projeleri nerede?

Çünkü şehirler yalnızca geçmişleriyle değil, gençlerine sundukları gelecekle de hatırlanıyor.

Sivas geçmişte yalnızca tarih şehri değil, aynı zamanda ilim merkezlerinden biriydi

Sivas’ın geçmişine bakıldığında dikkat çeken nokta yalnızca tarihi yapıların çokluğu değil, bu yapıların eğitim, bilim ve sağlık amacıyla kullanılmış olmasıdır. Özellikle Anadolu Selçuklu döneminde Sivas, Anadolu’nun önemli eğitim merkezlerinden biri haline gelmiş; farklı alanlarda eğitim verilen medreseler ve sağlık kurumlarıyla öne çıkmıştır.

Bugün şehrin simgeleri arasında bulunan Buruciye Medresesi, Gök Medrese ve Çifte Minareli Medrese, yapıldıkları dönemde yalnızca mimari eser olarak tasarlanmamıştı. Bunlar dönemin eğitim kurumlarıydı. Öğrencilerin yetiştiği, alimlerin ders verdiği ve bilginin aktarıldığı merkezler olarak şehrin sosyal hayatının önemli bir parçasını oluşturuyorlardı.

Sivas’ın bilim tarihindeki en çarpıcı örneklerden biri ise İzzeddin Keykavus Darüşşifası. 13. yüzyılın başlarında kurulan yapı, döneminin önemli sağlık kurumlarından biri olarak hizmet verdi. Burada sağlık hizmetinin yanı sıra tıp bilgisinin aktarılması ve hekim yetiştirilmesi de dönemin ilim anlayışının bir parçasıydı.

Dolayısıyla Selçuklu döneminin Sivas’ında bugünkü anlamıyla üniversiteler veya teknoloji merkezleri bulunmasa da, çağının şartları içerisinde eğitim, tıp ve düşünce hayatına yatırım yapan güçlü bir şehir vardı.

Geçmişten alınması gereken ders sadece mimari mi?

Tam da bu noktada bugünkü Sivas için önemli bir çelişki ortaya çıkıyor.

Yüzlerce yıl önce Sivas’ta yapılan eserlerin çoğu yalnızca güzel görünmek için yapılmadı. İnsan yetiştirmek, eğitim vermek, hastaları tedavi etmek ve bilgi üretmek için inşa edildi.

Bugün o yapılara bakıp yalnızca taşlarını, kubbelerini ve minarelerini yeniden üretmek, aslında geçmişin ruhunun önemli bir bölümünü gözden kaçırmak anlamına gelebilir.

Eğer gerçekten Selçuklu Sivas’ından ilham alınacaksa, bunun karşılığı yalnızca yeni bir kümbet yapmak veya eski bir yapıyı yeniden canlandırmak olmamalı.

Bugünün medresesi ileri teknoloji merkezi, bugünün darüşşifası tıp araştırma enstitüsü, bugünün ilim merkezi ise yapay zekâ, yazılım, enerji, savunma sanayisi ve bilimsel araştırma laboratuvarları olabilir.

Sivas’ın geçmişi aslında şehre “geçmişte kalın” demiyor. Tam tersine, “Döneminin ilim ve eğitim merkezlerinden biriysen, bunu çağın şartlarına göre yeniden başar” mesajı veriyor.

Bu nedenle Sivas’ın tarihi kimliğini yaşatmanın belki de en doğru yolu, geçmişteki yapıların yalnızca görüntülerini yeniden üretmek değil; o yapıların temsil ettiği eğitim, bilim ve üretim anlayışını 21. yüzyıla taşımak olabilir.

Hafıza Kartları Kartlara tıklayın veya dokunun; sekiz çiftin tamamını mümkün olan en az hamlede bulun.

0 Yorum

Yorumlar yalnız telefon numarasıyla kayıt olmuş üyeler tarafından gönderilir ve yönetici onayından sonra yayınlanır.

Yorum yapmak için üye girişi gerekli

Geçerli Türkiye mobil numarasıyla oluşturulmuş hesabınızla giriş yapın.