İçeriğe geç

Sivas’ın güncel haber sitesi

Gündem

Renklerimizi kaybediyoruz

Yayın: 20.10.2026 00:085 dk okuma2 görüntülenme
FacebookXWhatsAppLinkedIn
Hazır

Bir zamanlar Sivas evlerinin her köşesinde el emeği, göz nuru vardı. Rengârenk işlemeli örtüler, kanaviçeler, danteller, nakışlı yastıklar ve çeyiz sandıklarından çıkan birbirinden güzel eserler evleri süslerdi. Şimdi ise o renkli evlerin yerini birbirine benzeyen mobilyalar, aynı tonlardaki perdeler ve sade dekorasyonlar alıyor. Sivas, farkına bile varmadan kültürel mirasının en renkli parçalarından birini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya.

Eskiden Sivas’ta bir eve misafirliğe gittiğinizde sizi yalnızca ev sahibi değil, o evin renkleri de karşılardı.

Kanepenin üzerinde rengârenk işlemeli yastıklar, sehpanın üzerinde danteller, duvarlarda el emeği süslemeler, sandıklarda özenle saklanan kanaviçeler bulunurdu.

Her evin ayrı bir havası, ayrı bir güzelliği vardı. Çünkü evler yalnızca satın alınan eşyalarla değil, o evde yaşayan insanların emeğiyle süslenirdi.

Bir genç kızın yıllarca işlediği nakış, bir annenin kızına hazırladığı çeyiz, bir babaannenin torununa bıraktığı örtü, sadece bir ev eşyası değildi. Her birinin içinde bir hatıra, bir emek ve bir hayat hikâyesi saklıydı.

Bugün ise bu görüntüler giderek geçmişin hatıraları arasında kalıyor.

Değişen yaşam tarzıyla birlikte ev dekorasyonunda da yeni bir dönem başladı.

Birbiriyle uyumlu koltuk takımları, aynı renk perdeler, sade halılar ve gösterişten uzak aksesuarlar modern evlerin vazgeçilmezi haline geldi.

Gri, bej, krem ve beyaz tonları evlerin büyük bölümünde tercih edilirken eskiden odaları renklendiren geleneksel işlemeler daha az görünür oldu.

Eskiden birbiriyle farklı renklerde olsa da bir arada güzel duran eşyaların yerini, artık renk uyumu gözetilerek seçilen hazır ürünler alıyor.

Evler modernleşiyor, eşyalar birbirine uyuyor ama Sivas’a özgü o renkli kültür yavaş yavaş gözlerden uzaklaşıyor.

Sivas’ın geleneksel yaşamında nakışın ayrı bir yeri vardı.

Genç kızlar yıllar öncesinden çeyiz hazırlamaya başlar, kanaviçelere çiçekler işler, örtülerin kenarlarını süsler, rengârenk ipliklerle birbirinden güzel desenler oluştururdu.

Güller, laleler, menekşeler, nar motifleri ve daha nice desen, kumaşların üzerine sabırla işlenirdi.

Günlerce, bazen haftalarca süren çalışmaların sonunda ortaya çıkan eserler büyük bir özenle çeyiz sandıklarına yerleştirilirdi.

Bir nakışın güzelliği kadar onu kimin işlediği de önemliydi.

Bugün hazır ürünlere kolayca ulaşılabilmesi, değişen ihtiyaçlar ve yaşam alışkanlıklarıyla birlikte el emeği ürünlerin gündelik hayattaki yeri de değişiyor.

Oysa bu işlemeler yalnızca geçmişin ev süsleri değil, nesilden nesile aktarılan bir kültürün parçalarıydı.

Sivas’ın zengin işleme geleneği, bilimsel araştırmalara da konu oldu.

2023 yılında yayımlanan ve Sivas Arkeoloji Müzesi’nde bulunan el işlemeli peşkirleri inceleyen akademik çalışma, kentin geçmişten bugüne taşıdığı nakış kültürünün zenginliğini ortaya koydu.

Araştırmada geleneksel peşkirlerin kumaş türleri, renkleri, motifleri ve işleme teknikleri incelendi.

Bir zamanlar sofralarda kullanılan, günlük hayatın parçası olan bu işlemelerin bugün kültürel miras olarak araştırılması önemli bir gerçeği hatırlatıyor:

Dün evimizin içinde kullandığımız bazı eşyalar, bugün geçmişimizi tanımak için müzelerde aradığımız eserlere dönüşüyor.

Elbette zaman değişiyor, insanların zevkleri ve ihtiyaçları da değişiyor. Herkesin evini kendi istediği gibi döşemesi son derece doğal.

Ancak modernleşmek, geçmişten gelen bütün renklerden vazgeçmek anlamına mı gelmeli?

Bugünün modern salonunda babaanneden kalan işlemeli bir yastığa, anneden hatıra bir masa örtüsüne ya da geleneksel desenlerle hazırlanmış bir süs eşyasına yer açılamaz mı?

Üstelik Sivas’ın nakış kültürünü yaşatmak için bütün evleri geçmişteki gibi döşemek de gerekmiyor.

Bir köşede sergilenen eski bir işleme, modern tasarımlarda kullanılan geleneksel bir motif bile bu kültürün yeni nesillere aktarılmasını sağlayabilir.

Bugün eski evlerde, sandıklarda ve dolapların köşelerinde saklanan işlemeler, Sivas’ın sessiz kültür hazineleri arasında yer alıyor.

Birçoğu zamanında büyük emeklerle hazırlandı. Her ilmeğinde bir kadının sabrı, her deseninde bir ailenin hatırası vardı.

Ancak yeni nesiller bu eserleri tanımaz, nasıl yapıldığını öğrenmez ve günlük hayatlarında onlara yer açmazsa bu mirasın geleceğe aktarılması giderek zorlaşacak.

Belki de Sivas’ın kaybetmek üzere olduğu şey yalnızca nakışlar değil; evlerin kendine özgü kimliği, renklerin çeşitliliği ve el emeğine verilen değer.

Bir zamanlar her evin başka bir rengi, her nakışın başka bir hikâyesi vardı. Şimdi evler birbirine benzerken o hikâyeler de yavaş yavaş unutuluyor.

Sivas’ın kültürünü yaşatmak için bazen büyük projelere değil, sandıktan çıkarılıp yeniden hayatımıza katılacak küçücük bir nakışa ihtiyaç var.

Hızlanan Koşucu Başlatın. Boşluk, ↑ tuşu veya ekrana dokunarak zıplayın.

0 Yorum

Yorumlar yalnız telefon numarasıyla kayıt olmuş üyeler tarafından gönderilir ve yönetici onayından sonra yayınlanır.

Yorum yapmak için üye girişi gerekli

Geçerli Türkiye mobil numarasıyla oluşturulmuş hesabınızla giriş yapın.

Silinince Radyo
Canlı Yayın Dinlemeye hazır