Gümüşdere Köyü sınırlarında bulunan ve yöre halkının yıllardır “Uyuz Gölü” ya da “Uyuz Çermiği” adıyla bildiği doğal su kaynağı, yeniden gündeme geldi. Bölge halkı suyun bazı cilt sorunlarına iyi geldiğini anlatıyor ancak bu konuda kamuoyuna açık kapsamlı bir bilimsel çalışma bulunmuyor.
Sivas merkeze bağlı Gümüşdere Köyü, eski adıyla Adıs, yalnızca kırsal yaşamıyla değil, yıllardır çevre köylerde anlatılan sıra dışı bir doğal oluşumla da dikkat çekiyor.
Köy sınırlarında bulunan ve halk arasında “Uyuz Gölü” ya da “Uyuz Çermiği” olarak bilinen su kaynağı, özellikle geçmiş yıllarda cilt rahatsızlıklarına iyi geldiğine yönelik anlatılar nedeniyle ziyaretçilerin uğrak noktalarından biri oldu.
Bir dönem tamamen kuruyan gölün yeniden su tutmaya başlaması ise bu doğal alanı yeniden gündeme taşıdı.
Adı Nesillerdir Aynı Hikâyeyle Anılıyor
Uyuz Gölü’nün yöredeki ünü yeni değil.
Gümüşdere ve çevresindeki köylerde yaşayan vatandaşlar, göl suyunun geçmişten bu yana özellikle uyuz, kaşıntı, egzama ve benzeri cilt sorunları yaşayan kişiler tarafından kullanıldığını anlatıyor.
Bu nedenle su kaynağının adı da zaman içerisinde “Uyuz Gölü” olarak yerleşmiş durumda.
Bölgede yaşayanların aktardığına göre geçmiş yıllarda yalnızca Sivas’tan değil, farklı şehirlerden de gölü merak ederek gelenler oldu.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor.
Göl suyunun herhangi bir hastalığı tedavi ettiğini gösteren, kamuoyuna açık kapsamlı bir klinik çalışma bulunmadığı için bu anlatımların geleneksel halk inanışı ve kişisel deneyim olarak değerlendirilmesi gerekiyor.
Suyun Yapısı Bilimsel Olarak Ayrıntılı İncelenmeli
Göl hakkında yıllardır anlatılan en dikkat çekici özelliklerden biri de suyunun yüksek mineral ve soda içeriğine sahip olduğu iddiası.
Geçmiş dönemlerde köy yöneticilerinin su üzerinde ölçümler yaptırıldığına yönelik açıklamaları basına yansımış olsa da, gölün kimyasal yapısını bütün ayrıntılarıyla ortaya koyan güncel ve kamuoyuna açık bir laboratuvar raporu bulunmuyor.
Bu nedenle suyun mineral oranı, pH değeri, mikrobiyolojik özellikleri ve insan sağlığı açısından taşıdığı özelliklerin yeni analizlerle belirlenmesi önem taşıyor.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi başta olmak üzere ilgili kurumların bölgede yapacağı kapsamlı bir çalışma, yıllardır anlatılan bilgilerin hangilerinin bilimsel karşılığının bulunduğunu ortaya çıkarabilir.
“Suda Canlı Yaşamıyor” Sözü de Araştırılmayı Bekliyor
Uyuz Gölü hakkında bölgede sıkça dile getirilen bir başka iddia ise suda balık ve benzeri canlıların görülmediği yönünde.
Köylüler bunu suyun mineral yapısıyla ilişkilendiriyor.
Ancak gölün biyolojik çeşitliliğine ilişkin ayrıntılı bir bilimsel araştırma kamuoyuna yansımış değil.
Bu nedenle “gölde hiçbir canlı yaşayamaz” şeklinde kesin bir ifade kullanmak yerine, bölge halkının uzun yıllara dayanan gözlemi olarak değerlendirmek daha doğru görünüyor.
Göl suyunun ve çevresindeki doğal yaşamın uzmanlar tarafından incelenmesi, bu konuda da daha net bilgiler sağlayabilir.
Kuruyan Gölün Yeniden Su Tutması Sevindirdi
Uyuz Gölü yakın geçmişte kuraklıkla da gündeme gelmişti.
Yaklaşık üç yıl boyunca suyunu büyük ölçüde kaybeden doğal oluşumun yeniden su tutmaya başlaması, Gümüşdere sakinleri tarafından memnuniyetle karşılandı.
Yer altından gelen suyla beslendiği belirtilen gölün yeniden canlanması, hem köyün doğal mirası hem de bölgenin tanıtımı açısından önem taşıyor.
Ancak gölün geleceğinin yalnızca yağışlara bırakılmaması gerektiği de ortada.
Su seviyesinin düzenli takip edilmesi, çevresinin korunması ve olası kirlilik kaynaklarının önüne geçilmesi gerekiyor.
Şifa İddiasından Önce Bilimsel Araştırma
Uyuz Gölü’nün adı ve geçmişten bugüne aktarılan anlatılar bölge için önemli bir kültürel değer oluşturuyor.
Fakat doğal bir su kaynağının turizm veya sağlık amacıyla değerlendirilmesi için yalnızca halk arasında anlatılan deneyimler yeterli değil.
Özellikle cilt hastalıkları söz konusu olduğunda suyun;
kimyasal bileşiminin, mikrobiyolojik güvenliğinin, mineral içeriğinin ve insan sağlığına olası etkilerinin bilimsel olarak incelenmesi gerekiyor.
Yapılacak çalışmalar olumlu sonuç verirse bölge hem kontrollü biçimde tanıtılabilir hem de yanlış veya abartılı sağlık iddialarının önüne geçilebilir.
Gümüşdere İçin Yeni Bir Değer Olabilir
Uyuz Gölü doğru şekilde korunup araştırılması halinde Gümüşdere Köyü için önemli bir doğal turizm noktası haline gelebilir.
Bunun için büyük ve doğal yapıyı bozacak projelere ihtiyaç yok.
Bölgeye yönlendirme tabelalarının yerleştirilmesi, çevrenin temiz tutulması, ziyaretçiler için temel bilgilendirme yapılması ve gölün bilimsel özelliklerini anlatan levhaların hazırlanması bile önemli bir başlangıç olabilir.
Ancak tüm çalışmaların doğayı koruma anlayışıyla yürütülmesi gerekiyor.
Çünkü kontrolsüz ziyaretçi yoğunluğu, çöp, çevre kirliliği veya bilinçsiz müdahaleler doğal alanı kısa sürede tehdit edebilir.
Sivas’ın Köylerindeki Doğal Değerler Daha Fazla Araştırılmalı
Uyuz Gölü aslında Sivas kırsalında ne kadar çok bilinmeyen doğal değer bulunduğunu da gösteriyor.
Yıllardır köylülerin bildiği, kullandığı ve hikâyesini nesilden nesile aktardığı bir doğal oluşum, kent merkezinde yaşayan birçok kişi tarafından dahi bilinmiyor.
Gümüşdere’deki bu su kaynağının gerçek özelliklerinin bilimsel yöntemlerle ortaya çıkarılması, yalnızca “şifalı su” tartışmasına cevap vermekle kalmayabilir.
Aynı zamanda Sivas’ın kırsal turizmine, doğal mirasının korunmasına ve köylerin tanıtımına yeni bir değer kazandırabilir.
Yöre halkının yıllardır anlattığı Uyuz Gölü’nün hikâyesi artık bilimsel araştırmalarla desteklenmeyi bekliyor.

0 Yorum
Yorumlar yalnız telefon numarasıyla kayıt olmuş üyeler tarafından gönderilir ve yönetici onayından sonra yayınlanır.
Geçerli Türkiye mobil numarasıyla oluşturulmuş hesabınızla giriş yapın.