İçeriğe geç

Sivas’ın en güncel en güvenilir haber sitesi

Gündem

Dünyada Sadece Sivas’ta yetişen bitkiler Sivaslılar tarafından tanınmıyor

Onlar Sivas’ın gerçek doğal hazinesi: Dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan onlarca bitki türü bu topraklarda yetişiyor. Ancak isimlerini bilim insanları biliyor, Sivaslıların büyük bölümü ise yanı başındaki bu eşsiz mirastan habersiz.

Yayın: 21.08.2026 11:4910 dk okuma5 görüntülenme
FacebookXWhatsAppLinkedIn
Hazır

Onlar Sivas’ın gerçek doğal hazinesi: Dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan onlarca bitki türü bu topraklarda yetişiyor. Ancak isimlerini bilim insanları biliyor, Sivaslıların büyük bölümü ise yanı başındaki bu eşsiz mirastan habersiz.

Sivas denildiğinde akla tarihi eserler, Kangal köpeği, Divriği Ulu Camii, türküler, âşıklar ve geniş bozkırlar geliyor. Oysa kentin belki de en az bilinen zenginliklerinden biri ayaklarımızın hemen altında yetişiyor.

Sivas’ın dağlarında, bozkırlarında, jipsli arazilerinde ve kimi zaman yol kenarında sıradan bir kır çiçeği sanılarak yanından geçilen bazı bitkilerin dünyada başka hiçbir yerde doğal olarak yetişmediği belirtiliyor.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi tarafından 2021 yılında yayımlanan açıklamada, Prof. Dr. Hüseyin Aşkın Akpulat Sivas’ta yaklaşık 4 bin bitki türü bulunduğunu, bunların yaklaşık 450’sinin endemik olduğunu belirtirken çok daha dikkat çekici bir bilgi verdi:

Bu bitkilerden yaklaşık 60-70’i dünyada yalnızca Sivas’ta bulunuyor.

Başka bir ifadeyle; Avrupa’nın, Amerika’nın, Asya’nın veya dünyanın herhangi başka bir coğrafyasının doğal florasında bulunmayan bazı bitkiler yalnızca Sivas topraklarında yaşamını sürdürüyor.

Ancak Sivas’ın sahip olduğu bu olağanüstü doğal mirasın ne kadarının Sivaslılar tarafından bilindiği ise tartışma konusu.

Sivaslıya Sorsak Kaçının Adını Bilebilir?

Sivas’ın dünyada yalnızca kendisine ait onlarca bitki türü olduğu söyleniyor.

Peki sokakta vatandaşlara;

“Sivas’ta yetişen endemik bitkilerden beş tanesini sayabilir misiniz?”

diye sorulsa kaç kişi cevap verebilir?

Hatta daha ileri gidelim:

Kaç öğrenci okul hayatı boyunca Sivas’a özgü bitkileri öğreniyor?

Kaç Sivaslı, yaşadığı ilçenin çevresinde hangi endemik bitkilerin bulunduğunu biliyor?

Kaç kişi doğada gördüğü bir bitkinin dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan bir tür olabileceğinin farkında?

Sorunun önemli tarafı da burada ortaya çıkıyor.

Sivas’ın doğal zenginlikleri bilimsel makalelerde kayıt altına alınırken, bu bilginin kent kültürünün bir parçasına dönüştürülmesinde aynı başarının gösterildiğini söylemek güç.

Birinin Adında Bile Sivas Var: Achillea sivasica

Bu özel bitkiler arasında en dikkat çekici örneklerden biri Achillea sivasica.

Bilimsel çalışmalarda Sivas’ta son derece sınırlı bir alanda yetişen lokal endemik bir tür olarak tanımlanan bitki, adında bile Sivas’ı taşıyor.

Üstelik bilimsel araştırmalarda türün çok dar yayılış göstermesi nedeniyle korunmasının önemine dikkat çekiliyor.

Bir başka ifadeyle bu bitki Sivas’ta yok olursa yalnızca Sivas bir çiçeğini kaybetmeyecek.

Dünya o türü kaybedecek.

Çünkü gidebileceği başka bir coğrafya yok.

İşte “endemik” kavramının taşıdığı önem tam olarak burada ortaya çıkıyor.

Hafik’te Bilim Dünyasına Yeni Bir Tür Kazandırıldı

Sivas’ın flora zenginliğinin yakın geçmişte ortaya çıkan önemli örneklerinden biri de Hafik’te yaşandı.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümünden Prof. Dr. Hüseyin Aşkın Akpulat ile İstanbul Üniversitesinden Prof. Dr. Emine Akalın ve Dr. Bahar Gürdal’ın çalışmaları sonucunda Hafik ilçesinin Seyfebeli mevkisinde yeni bir bitki türü keşfedildi.

Halk arasında çakşır olarak bilinen bitki grubuna ait yeni türe bilimsel olarak Ferulago akpulatii adı verildi ve çalışma 2021 yılında bilimsel literatüre girdi.

Daha da dikkat çekici olan ise böylesine önemli bir keşfin uzak bir tropikal ormanda değil, Sivas’ın Hafik ilçesinde yapılmış olması.

Bu keşif aynı zamanda Sivas’ın bitki çeşitliliğinin tamamen ortaya çıkarılmış olmayabileceğini de gösteriyor.

Bugün sıradan bir dağ yamacı, bozkır veya jipsli arazi olarak görülen bir alanda yarın bilim dünyasının daha önce tanımadığı başka bir türün bulunması ihtimali bulunuyor.

Sivas’ın Beyaz Toprakları Aslında Bir Hazine

Sivas florasının zenginleşmesindeki en önemli unsurlardan biri jipsli topraklar.

Kentte özellikle beyaz renkleriyle dikkat çeken jipsli araziler ilk bakışta verimsiz, kurak ve bitki yaşamının sınırlı olduğu alanlar gibi görülebiliyor.

Bilimsel araştırmalar ise çok farklı bir tablo ortaya koyuyor.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi bünyesinde yayımlanan bir araştırmada, Sivas’ın jipsli alanlarında incelenen bitkiler içerisinde endemizm oranının yüzde 35,8’e ulaştığı belirtiliyor.

Araştırmada 340 takson içerisinde 122 taksonun Türkiye’ye endemik olduğu tespit edildi.

Bu sonuçlar, Sivas’ın kimi zaman “çorak” olarak görülen topraklarının aslında son derece özel bir biyolojik yaşam alanı olduğunu gösteriyor.

Bir başka ifadeyle:

Sivas’ın beyaz toprağı yalnızca toprak değil; yaşayan bir doğal müze.

İsimlerini Bile Bilmiyoruz

Sivas florasına ilişkin bilimsel çalışmalarda karşılaşılan isimlerden bazıları bile kentin sahip olduğu zenginliği ortaya koymaya yetiyor:

Achillea sivasica, Centaurea sivasica, Cousinia sivasica, Astragalus ulashensis, Salvia vermifolia, Ferulago akpulatii, Iris celikii, Scrophularia gypsicola…

Bunların bazıları Sivas’la son derece dar bir dağılım ilişkisine sahipken, bazıları Türkiye endemiği olarak Sivas florasında yer alıyor.

Ancak bu isimler çoğunlukla bilim insanlarının makalelerinde, üniversitelerin araştırmalarında veya resmî raporların yüzlerce sayfası arasında kalıyor.

Sivas’ın günlük yaşamına ise yeterince giremiyor.

Kent merkezindeki bir meydanda onları anlatan bir çalışma göremiyoruz.

Parklarda Sivas’ın endemik bitkilerini tanıtan bölümlere yaygın biçimde rastlanmıyor.

Çocukların kolaylıkla anlayabileceği endemik bitki haritaları günlük yaşamın parçası değil.

Sivas’a gelen turistlerin karşısına “Bu bitki dünyada yalnızca burada yetişiyor” diyebileceğimiz doğal değerler yeterince çıkarılmıyor.

Dünyanın Başka Yerinde Olsaydı Turizm Değerine Dönüşür Müydü?

Asıl üzerinde düşünülmesi gereken sorulardan biri de bu.

Dünyanın yalnızca tek bir şehrinde bulunan onlarca canlı türü, o şehir için önemli bir tanıtım unsuru olabilir.

Sivas’ın endemik bitkileri yalnızca botanikçileri ilgilendiren bilimsel isimler olarak görülmemeli.

Doğru koruma ve tanıtım politikalarıyla bunlar;

doğa turizminin,

botanik turizminin,

fotoğrafçılığın,

bilimsel araştırmaların,

üniversite çalışmalarının,

çocukların doğa eğitiminin

ve kent tanıtımının önemli bir parçasına dönüştürülebilir.

Elbette bunun anlamı hassas türlerin bulunduğu noktaların kontrolsüz şekilde herkese açılması değil.

Tam tersine, son derece dar alanda yaşayan türlerin kesin konumlarının bilinçsizce paylaşılması; bitkilerin koparılması, toplanması veya biyokaçakçılık açısından ciddi riskler doğurabilir.

Tanıtmak ile korumak birlikte yürümeli.

Biyokaçakçılık Tehlikesi de Var

Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğini tehdit eden konulardan biri de biyokaçakçılık.

Tarım ve Orman Bakanlığı kaynaklarında Sivas-Erzincan-Darende-Gürün hattı, endemik tohumlu bitkiler açısından önemli bölgeler arasında gösteriliyor.

Bu nedenle Sivas’ın endemik bitkilerini tanımamak yalnızca bir kültür ve tanıtım eksikliği değil, aynı zamanda koruma sorunu.

Vatandaş neyin değerli olduğunu bilmiyorsa onu koruması da zorlaşıyor.

Bir bitkinin dünyada yalnızca kendi köyünün çevresinde yetiştiğini bilmeyen insan, o bitkinin koparılmasını veya bulunduğu alanın tahrip edilmesini sıradan bir olay olarak değerlendirebilir.

Oysa bilinçli bir toplum o bitkiye artık “ot” gözüyle bakmaz.

Kentin doğal mirası olarak bakar.

Sivas’ın Endemik Bitki Haritası Neden Yok?

Sivas’ın bu zenginliği artık bilimsel yayınların dışına taşınmalı.

Kent genelinde vatandaşların kolayca ulaşabileceği kapsamlı bir Sivas Endemik Bitkiler Envanteri hazırlanabilir.

Her tür için;

Türkçe adı,

bilimsel adı,

fotoğrafı,

hangi bölgelerde yetiştiği,

çiçeklenme dönemi,

koruma durumu,

neden önemli olduğu

ve türü tehdit eden unsurlar sade bir dille anlatılabilir.

Hassas türlerin kesin koordinatları kamuoyuyla paylaşılmadan ilçelere göre bir Sivas Endemik Bitkiler Haritası oluşturulabilir.

QR kodlarla vatandaşın telefonundan bilgiye ulaşması sağlanabilir.

Okullarda Sivas’ın Bitkileri Öğretilmeli

Belki de işe çocuklardan başlanmalı.

Sivas’taki bir öğrenci Afrika’nın hayvanlarını, Amazon ormanlarını veya dünyanın farklı bölgelerindeki bitkileri öğrenirken kendi şehrinde dünya üzerinde başka hiçbir yerde bulunmayan bir bitkinin yaşadığını bilmiyorsa burada önemli bir eksiklik vardır.

Sivas’a özgü doğal yaşamı anlatan küçük eğitim kitapçıkları hazırlanabilir.

Okullarda endemik bitki haftaları düzenlenebilir.

Üniversitedeki bilim insanları öğrencilerle buluşturulabilir.

Güvenli alanlarda doğa gözlem etkinlikleri gerçekleştirilebilir.

Çocuklara küçük yaşta;

“Bu bitki yalnızca senin yaşadığın şehirde yetişiyor ve onu korumak senin de sorumluluğun”

bilinci kazandırılabilir.

Bir Endemik Bitkiler Bahçesi Neden Olmasın?

Sivas’ın aynı zamanda geniş kapsamlı bir Endemik Bitkiler ve Sivas Florası Bahçesi fikrini tartışması gerekiyor.

Bilimsel açıdan yetiştirilmesi uygun olan ve doğal popülasyonlara zarar vermeden üretilebilen türler kontrollü koşullarda tanıtılabilir.

Ziyaretçiler bir tabelaya bakarak sadece Latince isim görmek yerine bitkinin hikâyesini öğrenebilir.

“Dünyadaki doğal yaşam alanı yalnızca Sivas’tır” cümlesinin yazdığı bir tabela bile Sivas’a gelen ziyaretçinin kente bakışını değiştirebilir.

Böyle bir merkez üniversiteyle birlikte çalışarak araştırma, koruma, eğitim ve turizm işlevlerini aynı çatı altında birleştirebilir.

Sivas Kendi Hazinesini Önce Kendisi Tanımalı

Bir şehrin değerini yalnızca sahip olduğu binalar, yollar veya ekonomik büyüklüğü belirlemez.

Bazı değerlerin parasal karşılığı dahi yoktur.

Dünyada yalnızca belirli birkaç kilometrekare içerisinde yaşayabilen bir bitki türü bunlardan biridir.

Sivas’ın toprağında yetişen, milyonlarca yıllık doğal süreçlerin sonucunda bu coğrafyaya uyum sağlamış ve dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan bir canlı türünün kaybedilmesi geri döndürülemez.

Yeni bina yapılabilir.

Yeni yol açılabilir.

Yıkılan yapı yeniden inşa edilebilir.

Ama nesli tamamen yok olan bir tür geri getirilemez.

Bu nedenle Sivas sahip olduğu endemik bitkileri önce kendisi tanımalı.

İsimlerini bilmeli.

Çocuklarına öğretmeli.

Bilimsel olarak araştırmalı.

Yaşam alanlarını korumalı.

Ve dünyaya anlatmalı.

Çünkü bugün Sivas’ın bozkırında insanların fark etmeden yanından geçtiği küçük bir çiçek, aslında dünyanın yalnızca Sivas’a emanet ettiği bir canlı olabilir.

Labirent Kaçışı Ok veya WASD tuşlarını kullanın. Mobilde gitmek istediğiniz yöne kaydırın.

0 Yorum

Yorumlar yalnız telefon numarasıyla kayıt olmuş üyeler tarafından gönderilir ve yönetici onayından sonra yayınlanır.

Yorum yapmak için üye girişi gerekli

Geçerli Türkiye mobil numarasıyla oluşturulmuş hesabınızla giriş yapın.